Ana Sayfa DÜNYA Nijer’de darbe nereye gidiyor?

Nijer’de darbe nereye gidiyor?

Batı Afrika ülkesi Nijer’de Cumhurbaşkanı Mohamed Bazoum, 26 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı unsurlarınca alıkonulmuştu ve o akşam asker yönetime el koyduğunu duyurmuştu. Okunan  ‘yönetime el koyma’ bildirgesinde, kötüleşen güvenlik durum, kötü yönetim ve ülkenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik kriz nedeniyle Bazoum’un devrildiği, anayasanın da askıya alındığı, Nijer sınırlarının kapatıldığı, ülke çapında sokağa çıkma yasağı ilan edildiği ve cumhuriyetin tüm kurumlarının askıya alındığı duyuruldu. Ülkenin demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan Mohamed Bazoum’u korumakla yükümlü muhafız alayına bağlı unsurların Bazoum’u alıkoyarak başlattığı darbeye ordu da destek vermişti. Nijer Silahlı Kuvvetleri, ülkede kan dökülmemesi adına, yönetime el koyan ve kendilerini “Vatanı Koruma Ulusal Konseyi (CNSP)”  olarak isimlendiren grubu desteklediklerini duyurmuştu.

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı General Omar Tchiani, 28 Temmuz’da CNPS’nin liderliğini üstlendiğini ve geçiş hükümetinin başına geçtiğini açıklamıştı. Bir önceki Cumhurbaşkanı Mahamadou Issoufou’nun “sırdaşı” olarak bilinen 62 yaşındaki Tchiani, yaklaşık 10 yıldır Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanı olarak görev yapıyordu. 

Dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olan Sahra çölünün kenarındaki bu kurak ülke, 1960 yılında Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasından bu yana dört darbe ve çok sayıda darbe girişimi yaşadı. Ülkede en son darbe 2010’da eski Cumhurbaşkanı Mamadou Tandja’ya karşı yapıldı. Mohamed Bazoum, Şubat 2021’de seçilmiş, henüz yemin edemeden 31 Mart 2021’de darbe girişimi yaşamış, girişim kısa sürede bastırılmıştı. Bazoum’un seçilmesi, ülkedeki ilk demokratik iktidar değişimi olmuştu. 

Sahel’de Cunta Kuşağı

Nijer’deki son askeri müdahaleyle birlikte Batı ve Orta Afrika bölgesinde son üç yılda (2020’den bu yana) yedinci darbe gerçekleşmiş oldu.

Nijer’deki darbe girişiminin gerçekleşmesi halinde Sahel bölgesinde neredeyse sivil yönetim kalmayacak. Halihazırda Mali, Burkina Faso ve Çad’da hükümetler, askeri cuntaların elinde. 2020’de Mali’de yapılan askeri darbeyi, iki yıl sonra Burkina Faso’daki darbe izlemiş, Afrika’da bir domino etkisinden bahsedilmişti. Diğer yandan Mali ve Burkina Faso’da Batı yanlısı devlet başkanlarının devrilerek yerine Rusya’ya yakın cunta yönetimlerinin gelmesi; Moskova’nın darbelerin arkasındaki aktör olarak gösterilmesine yol açmıştı.

Nijer’de darbe ne anlama geliyor?

Eski bir Fransız sömürgesi olan Nijer, Sahel bölgesinde Mali ve Burkina Faso’da askeri yönetimlerin başa gelmesinden sonra Batılı güçlerin bölgedeki tek müttefiki olarak değerlendiriliyordu. Burkina Faso, Orta Afrika Cumhuriyeti (OAC) ve Mali’deki hükümetler, teröre karşı Batılı güçler yerine Wagner ile çalışıyor, Nijer ise Rus güvenlik şirketi Wagner ile işbirliğine karşı çıkıyordu. Bölgedeki İslam Devleti ve El Kaide ile bağlantılı terör örgütleri dört devlete karşı uzun süredir silahlı mücadele veriyor.

Uzmanlara göre, bölge ülkelerindeki askerlerin yönetime el koyması, Batı’nın Sahel bölgesindeki cihatçı isyanla mücadelesine destek çabalarını daha karmaşık hale getirebilir. Bazoum, Batı Afrika’daki İslamcı militanlığa karşı mücadelede Batılı ülkelerin kilit müttefiklerinden biri.

Batı, Mali ve Burkina Faso’da iş başına gelen yeni cunta yönetimlerin artan tepkisiyle karşı karşıya. Her iki ülkede de yeni askeri liderler, daha önce Nijer’i de yöneten eski sömürgeci güç Fransa ile anlaşmazlığa düştükten sonra Rusya’ya yakınlaştı. Bunun üzerine Fransa, Mali’deki operasyon merkezini Nijer’e taşımak zorunda kalmıştı. Batının Sahel bölgesindeki tek müttefiki olan Nijer’de ABD’nin 1000, Fransa’nın da 1500 askeri bulunuyor. ABD’nin de Agadez kenti yakınlarında “Niger Air Base 201” isimli bir insansız hava aracı üssü bulunuyor. İnşaatı ve finansmanı ABD’ye, mülkiyeti ise Nijer ordusuna ait üs, yüksek teknolojili uydu iletişim sistemleriyle 2019’dan bu yana hizmet veriyor. İnşası için 110 milyon dolar, yıllık bakımı için ise 30 milyon dolar harcayan ABD, söz konusu üssü Saheldeki ana istihbarat ve gözetleme merkezi olarak kullanıyor.

Nijer aynı zamanda Sahra altı Afrika’dan gelen düzensiz göçle mücadelede de Avrupa Birliği’nin kilit müttefiki konumundaydı.

Bu darbe Nijer’in de kalıcı bir güvenli üs olamayacağını gösterdi. Batı’nın bölgedeki etkisi azalıyor. “Bazoum, Batı’nın Sahel bölgesindeki tek umuduydu” diyen Almanya merkezli düşünce kuruluşu Konrad-Adenauer-Stiftung’dan Ulf Laessing, darbenin Rusya ve diğer aktörler için de Nijer’de nüfuz yayma fırsatı yaratacağı değerlendirmesinde bulundu. Şu an için Rusya’nın darbede herhangi bir dahli olduğuna dair bir işaret yok.

Fransa’nın Kaybı Büyük

Öte yandan bu darbeyle Fransa’nın Afrika’nın stratejik bölgesi Sahel’deki gücünü tamamen kaybedebileceği öne sürüldü. Dünyanın en zengin dördüncü uranyum rezervine sahip Nijer, Fransa’daki nükleer santrallerin başat kaynağı olarak biliniyor. Fransız nükleer enerji şirketleri, eski sömürgesi Nijer’deki uranyum madenlerinin işletme haklarını 55 yıldır elinde bulunduruyor. Mali ve Burkina Faso’daki çıkarlarını kaybeden Fransa’nın darbe girişiminin ardından benzer bir sonucu Nijer’de de yaşayabileceği öngörülüyor

Türkiye: Nijer’in Yanındayız

Nijer’de gerçekleşen darbe girişimine dair Ankara’dan da bir açıklama geldi. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında “Dost ve kardeş Nijer’de anayasal düzen ile toplumsal barış ve istikrarın bozulmamasını temenni ediyoruz” ifadeleri kullanılırken Türkiye’nin içinden geçtiği bu zor dönemde Nijer’in yanında yer almaya devam edeceği vurgulandı.

Batı’nın Tepkisi

Batı Afrika’da 2020’den bu yana gerçekleşen 5 askeri darbeyi kınamakla yetinen Batılı müttefikler, Nijer’deki darbeyi tersine döndürmenin yollarını arıyor.

Bazoum’a ABD ve Fransa’dan destek geldi. ABD de Bazoum’un serbest bırakılması çağrısında bulunduğu ve olaydan “derin endişe” duyduğunu açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Bazoum’u arayarak Washington’un “sarsılmaz desteğini” iletti. BM ve Avrupa Birliği de cumhurbaşkanının derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da darbe ile ilgili açıklamasında “Nijer’in demokratik yollarla seçilmiş cumhurbaşkanına desteğimizi ilettim. ABD, Nijer’in anayasal düzenini güç kullanarak yıkma çabalarını kınamakta ve ortaklığımızın demokratik yönetişimin devamına bağlı olduğunun altını çizmektedir” dedi. Dışişleri Bakanı Blinken, “Birkaç kişinin eylemleri, Nijer halkının faydalandığı yüz milyonlarca dolarlık ABD yardımlarını riske atıyor.” ifadesini kullandı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de darbenin ardından değişen yönetimi tanımadıklarını ve tanımayacaklarını belirtti.

Borell, Nijer’e yönelik yardımı ve işbirliğinin askıya aldığını bildirdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de Bazoum ile görüştüklerini ve ona BM’nin tam desteğini sunduklarını belirtti.

ECOWAS’ın Tepkisi

Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ve Afrika Birliği “darbe girişimi” olarak niteledikleri olayı kınadı.

ECOWAS Dönem Başkanlığına 10 Temmuz’da seçilen Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu, darbelere karşı takındığı sert tutumla biliniyor.

Tinubu, dönem başkanlığına seçilir seçilmez yaptığı açıklamada, “Demokrasi olmadan yönetim olmaz, özgürlük olmaz, hukukun üstünlüğü olmaz. Batı Afrika’da darbe üstüne darbe yapılmasına izin vermeyeceğiz” diye konuşmuştu.

Tinubu’nun darbe hükümetlerinin yönetimde olduğu Mali, Burkina Faso ve Gine’ye ağır yaptırımlar planladığı öne sürülmüştü.

Bu bilgiler ışığında Tinubu’nun Nijer’deki darbeyi tersine çevirmek için her yolu deneyebileceği belirtiliyor.

Bazı kaynaklar, ECOWAS’ın, Nijer’deki darbecilere karşı askeri bir müdahale seçeneğini de görüştüğünü iddia ediyor.

15 Gün Süre Tanındı

ECOWAS’ın yanı sıra Fransa, ABD, Avrupa Birliği (AB) ve Afrika Birliği (AfB) de cuntaya karşı yoğun diplomasi trafiği yürütüyor.

AfB’den yapılan açıklamada, darbeci askerlere derhal kışlalarına dönme çağrısı yapıldı ve ülkedeki anayasal düzenin yeniden tesis edilmesi için 15 gün süre tanındı.

Askeri Cuntanın Karşı Cevabı

Nijer’de 26 Temmuz’da yönetime el koyan askeri cunta, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğunun (ECOWAS) olası bir askeri müdahalesine aynı şekilde karşılık vereceklerini duyurdu.

Kendilerine “Vatanı Koruma Ulusal Konseyi (CNSP)” adını veren askeri cuntanın sözcüsü Amadou Abdramane, devlet televizyonundan yaptığı açıklamada, 30 Temmuz’da Nijerya’da yapılacak ECOWAS zirvesi hakkında konuştu.

Abdramane, “ECOWAS’a vatanımızı savunmadaki kesin kararlılığımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.” ifadesini kullandı.