Biz çabuk unutan bir toplumuz. Bunun için de yaşadıklarımızdan ders çıkarıp gelişemiyoruz, hep sıfırdan başlıyoruz. Aynı delikten defalarca ısırılıyoruz. Çözüm: Unutturmamak. Nasıl unutmayız? Kayıt altına alarak.
6 Şubat 2023 depremi, kadim yardım müessesemiz Türk Kızılay’ı ile ilgili çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkarttı. Ulusal yardım kuruluşumuz olan Kızılay’ın depremin üçüncü günü bir yardım kuruluşu olan AHBAP’a çadır sattığı ortaya çıkmıştı. Bunun infial uyandırması ve tepkilerin yükselmesi üzerine dönemin Türk Kızılay Başkanı Kerem Kınık, olayı doğrulayarak, bunun “rutin bir işlem olduğunu”, “finansal sürdürülebilirlik için yapıldığını”, yurtdışı için üretilen çadır stokundan yaklaşık 2 bin 50 çadırın maliyet fiyatıyla AHBAP’a satıldığını kabul etmek zorunda kalmıştı. Bu duruma cuk diye oturan bir atasözümüz var: “Koyun can derdinde, kasap et.”
Şöyle bir düşünelim: Türkiye, yüzyılın en büyük felaketiyle karşı karşıya, 11 il yerle bir olmuş, olağanüstü hal ilan edilmiş; insanlar aç susuz dondurucu soğukta dışarıda perişan. Çadıra acil ihtiyacı var. Bunu teminle görevli Kızılay ne yapıyor? Elindeki çadır stoklarını acilen deprem bölgesine sevk etmek yerine satıyor. Kime satıyor? Sahadaki boşluğu doldurmaya çalışan bir yardım kuruluşuna. Bu sizce de en hafifinden tuhaf ve yadırgatıcı değil mi? Bu afet yönetimine, etik ve hukuki değerlere uyar mı, insanlığa sığar mı, akıl ve izanla bağdaşır mı?
Kınık, bu vahim satışı “ahlaki, akılcı ve yasal” olarak nitelendiriyor ve eleştirenleri “kötü niyetli” olarak değerlendiriyor. Can pazarında çadır satışı “ahlaki, akılcı ve yasal”, buna tepki göstermek “kötü niyetli”lik. Ne diyelim, Allah akıl, fikir, izan, ahlak ve utanma duygusu versin.
Daha sonra anlaşıldı ki bu durum Kızılay için ilk değilmiş. Deprem bölgesinde sahra eczaneler kurmak isteyen ancak büyük çadır bulmakta zorlanan Türk Eczacıları Birliği’ne (TEB) de çadır satmış.
Anlaşılıyor ki Kızılay’ın başındaki zihniyet kurumu yardım organizasyonu gibi değil de ticari bir organizasyon gibi işletiyor.
Ve her zaman olduğu gibi yapanın yanına kâr kalıyor.






























